14 Haziran 2010 Pazartesi

Mahmut Dikerdem

Mahmut Dikerdem (uzun ismi Mahmut Şerafettin Dikerdem) (d. 1916) - (ö. 3 Ekim 1993, İstanbul Türkiye) Büyükelçi, yazar.

1935 yılında Galatasaray Lisesi'ni bitiren Mahmut Dikerdem, 1938 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu ve Dışişleri Bakanlığı'na girdi.1942 yılında Cenevre'de devletler hukuku doktorası yaptı. 1976 yılında Dışişleri Bakanlığı Merkez Yüksek Danışmanlığı görevindeyken emekli oldu. Akşam gazetesinde M.D. rumuzuyla haftalık dış politika yazıları yazdı. Yaprak dergisinde M.Fırtınalı adıyla edebiyat-sanat yazıları yayınladı (1948-1950). 1960'tan sonra Mehmet Bora, Mahmud Ferhad adlarıyla Yön, Öncü, Forum gazete ve dergilerinde yazdı. 1976'dan başlayarak Politika, Milliyet, Cumhuriyet gazetelerinde güncel dış sorunlara ilişkin yazıları çıktı. Barış Derneği genel başkanlığı yaptı. 12 Eylül darbesinin ardından Barış Derneği Davası'nda yargılandı. Ortadoğuda Devrim Yılları (1977) ve Üçüncü Dünyadan (1977) adlı iki yapıtı vardır.


Yaşamı

http://www.barisdernegi.org/

“ (…) İçtenlikle inanıyorum ki, beni yetiştiren ve her şeyimi ona borçlu olduğum halkıma yaşamım boyunca mütevazı bir hizmette bulunabilmişsem; bunu otuz yedi yıllık mesleki görevimden çok, üç buçuk yıllık Barış Derneği Başkanlığı'nda yerine getirebildim (…) ”

Mahmut Dikerdem, hariciyenin içinden çıkarttığı belki de marksist kimliği ile bilinen tek mensubu idi. 1957-1972 yılları arasında, Ürdün, İran, Gana ve Hindistan Büyükelçiliği görevlerinde bulundu. Dikerdem 1977'de "Nükleer silahların yasaklanmasını, tüm askeri ittifakların kaldırılmasını" isteyen Barış Derneği'nin kurucu başkanı oldu. Barış Derneği, Türkiye ilerici aydınlarının 1950'de kurduğu, Behice Boran'ların, Nazım Hikmet'lerin öncülüğünü yaptığı Türkiye'nin ilk örgütlü barış hareketidir. 1951'de Barış Derneği Türk askerlerinin Kore'ye gitmesine karşı çıktığı için kapatıldı. Barış Derneği'ni 1970'lerde tekrar dirilten Mahmut Dikerdem, büyükelçi olduğu zamanlarda 1974 Kıbrıs müdahalesini eleştirirken alternatif olarak "birleşik ve sosyalist bir Kıbrıs"ı savunuyordu. Sovyetler Birliği'nin ve diğer sosyalist ülkelerin 1970'lerde barış ve silahsızlanma mücadelesinin karşılığı olan Dünya Barış Konsey'i tek tek ülkelerde ulusal barış komiteleri olarak örgütleniyordu. Türkiye'deki Mahmut Dikerdem'in başkanı olduğu Barış Derneği de 1979'da Dünya Barış Konseyi'ne kabul edildi.

Mahmut Dikerdem 1982 yılında, İstanbul Sıkıyönetim Mahkemesi'nde yargıçlara şöyle sesleniyordu:

“ Barış Derneğinin Genel Başkanı sıfatıyla Yüksek Mahkemenizden talebim şudur: Halkımızın özlemleri ve hayati çıkarları doğrultusundaki düşüncelerimizden ötürü bizi hayali suçlarla huzurunuza gönderen bu iddianameye itibar etmeyiniz. Dünyanın döndüğünü kanıtladığı için mahkum edilmek istenen bir bilim adamının, yargıçlarına "ne yapayım ki dünya dönüyor" dediği gibi, bizi de "ne yapalım ki dünya halkları barış istiyor" demeye zorlamayınız. Dünyanın döndüğü nasıl tartışılmaz bir gerçek ise, tüm dünya halklarının barış içinde yan yana yaşamak istedikleri ve topluca intihar demek olan savaşı reddettikleri de o kadar açık ve kesin bir gerçektir.

8 Şubat 2010 Pazartesi

Transdinyester

Transdinyester Cumhuriyeti (Moldovaca: Република Молдовеняскэ Нистрянэ / Republica Moldovenească Nistreană, Rusça: Приднестро́вская Молда́вская Респу́блика / Pridnestrovskaya Moldavskaya Respublika, Ukraynaca: Придністровська Молдавська Республіка / Pridnistrovs'ka Moldavs'ka Respublika; bölgenin adı: Romence: Transnistria, Rusça: Приднестро́вье / Pridniestroviye), Moldovya içinde kendi bağımsızlığını ilan eden de-facto bir cumhuriyettir. Kendi siyasi yapısı, meclisi, ordusu, polisi ve posta sistemi olan bölge, Birleşmiş Milletler üyesi hiç bir devlet tarafından tanınmamaktadır. Osetya ve Abhazya tarafından tanınmaktadır.

Bölgenin yöneticileri Transnistria'nın kendi anayasasını, bayrağını ve ulusal marşını kabul etmişlerdir.

Rayonlar

  • Camenca (Кáменка, Kamenka)
  • Dubăsari (Дубоссáры, Dubossary)
  • Grigoriopol (Григориóполь, Grigoriopol')
  • Rîbniţa (Рыбница, Rybnitsa)
  • Slobozia (Слободзéя, Slobodzeya)

Belediyeler

  • Bendery (Бендéры), Moldova'nın bölgesel birimi olan Stânga Nistrului (Transnistria Bölgesi)'ne dahil edilmemektedir.
  • Tiraspol (Тирáсполь)

2 Aralık 2009 Çarşamba

Türkiye Komünist Partisi - Türkiye'de siyasi partiler tarihi






Türkiye Komünist Partisi (2001) Kasım 1986 tarihinden itibaren yayınlanan süreli Marksist bir dergi olan Gelenek Dergisi çevresi dönemin birlik tartışmalarına katılmış ama istenilen ortaklaşma oluşmayınca 6 Kasım 1992'de Sosyalist Türkiye Partisi'ni kurmuştur. STP'nin kapatılması ile bu sefer mücadeleyi Sosyalist İktidar Partisi (SİP) ile sürdürmüştür. 11 Kasım 2001 günü düzenlenen Parti Olağanüstü Büyük Kongresi'nde adını Mustafa Suphi'nin partisinden esinlenip Türkiye Komünist Partisi (TKP) olarak değiştirerek yeniden kurmuştur. Parti programında partinin amacı, sosyalist devrim ve sosyalist iktidarın kuruluşu olarak açıklanmıştır.

Tarihçe

TKP'nin kökeni, 1978 yılında Türkiye İşçi Partisi'nde (TİP)yaşanan ayrışma sonrasında ortaya çıkan Sosyalist İktidar grubu olarak gösterilir. Daha sonraki yıllarda ilk sayısı 1986 yılında basılan ve bugün partinin teorik yayın organı olarak varlığını ürdüren Gelenek Dergisi etrafında örgütlenen kesimler tarafından, 6 Kasım 1992'de Sosyalist Türkiye Partisi (STP) kuruldu.


STP 1993 yılında, programında yer alan "Türk ve Kürt halklarının gönüllü birlikteliğini hedefler" ibaresinde bölücü unsurlar bulunduğu gerekçesi ile, Anayasa Mahkemesi tarafından kapatıldı. 1993 yılında aynı dinamikler tarafından Sosyalist İktidar Partisi (SİP) kuruldu.
2001 yılında Türkiye Komünist Partisi adını almıştır.

Örgüt Yapısı




Partinin örgütlenme yapısı geleneksel komünist parti örgütlenmesi şeklindedir. Partinin işyerleri ve mahallelerde ortak çalışma yürüten birimleri bulunmaktadır. Bu birimler ilçe komitelerine, onlar da il komitelerine bağlıdır. Partide demokratik merkeziyetçilik hakimdir. Partinin en yetkili organı parti kongresidir. Kongrede örgütleri temsilen seçilen delegeler partinin kongreler arası dönemde yetkili kurulu olan merkez komitesini seçer. Merkez komitesi ise içinden bir siyasi büro oluşturarak partinin günlük siyasi hattının koordine edilmesi için bu büroyu görevlendirir. Partide genel başkanlık kurumunun yanısıra var olan genel sekreterlik kurumu 9. Kongre ile beraber lağvedilmiştir. Partinin genel başkanı olan Aydemir Güler 9. Kongre ile beraber partinin içine girdiği yeniden yapılanma ve gençleşme hamlesine bağlı olarak genel başkanlığı 29 yaşındaki Erkan Baş'a bırakmıştır.
İdeolojik yapı.


TKP Marksist ve Leninist bir partidir. 1970'li yıllarda süren ve sol hareketi bölen milli demokratik devrim-sosyalist devrim ayrışmasında sosyalist devrim tarafından olan TİP'in içerisindeki muhalif bir gruba dayanır. Kürtlerle Türklerin beraber yaşamaları gerektiğini savunmuştur. Çünkü Kürt sorunu temelde emek ekseninde çıkan bir sorudur dolayısıyla Kürt halkını kurtuluşu sosyalizmdedir, bu da iki etnik unsurun bir arada olmasıyla olacaktır. İki halkı da boyunduruğu altına almış olan sermaye egemenliğinin sosyalist devrimle yıkılacağını savunur. 1923 yılında cumhuriyetin tarihsel olarak geri dönülemeyecek bir kazanım olduğunu vurgular. 1920 yılında Bakü'de Mustafa Suphi ve arkadaşları tarafından kurulan TKP'nin gelenegini dogrusuyla yanlışıyla sahiplenir.


Gelişimi

Partinin görüş anlamında gelişimi 1980'li yıllarla beraber tamamlanmıştır. Sovyetler Birliğinin dağıldığı ve sol harekette dünyada ve ülkemizde umutsuzluğun hakim olduğu bir dönemde solun evrensel değerlerine ne sahip çıkılmış,ne de geleneksel sol çizgi ısrarla savunulmuştur.1990'lı yıllarda örgütlenmenin büyümesi ülke iç siyasetine müdahale kanallarını artırmıştır. Parti bu dönemde özellikle Susurluk kazasını izleyen dönemde sesini duyurmuştur. Siyasi olayların dışında parti insani yardım gerektiren olağanüstü dönemlerde de aktif olmuştur. 17 Ağustos depremini izleyen dönemde parti kadroları bölgeye gitmek üzere görevlendirilmiş, parti disiplini içerisinde yardım organize edilmiş, Nazım Çadırkent isminde bir çadırkent kurulmuştur.

İç siyaset

Parti iç siyasi gelişmeleri yakından takip etmekte ve gündemlere anında tepki verecek kestirimlerde bulunmaktadır. 2009 yılı itibarıyla Adalet ve Kalkınma Partisinin ve Cumhuriyet Halk Partisinin vb. düzen partilerinin halk için bir çözüm olamayacağı vurgusu işlenmektedir. Ayrıca AKP'nin demokratikleşme getireceğini iddia ederek Orduya karşı bu partiye destek veren liberal kesim eleştirilmekte, CHP'nin ise gericiliğe prim vererek bu partiden farkının kalmadığı vurgulanmaktadır. İki partinin de uluslararası ilişkileri gözönüne serilmekte ve emperyalizmle olan bağları deşifre edilmektedir. Son dönemde özellikle İsrail-Filistin savaşını takiben gündeme getirilen Osmanlı'ya Dönüş senaryoları Yeni Osmanlıcılık olarak değerlendirilerek parti yayınlarında bahsedilen cumhuriyetin tasfiyesi kapsamında görülmektedir.


Diğer partilerle ilişkiler

Parti özellikle AKP, MHP, DYP, ANAP,CHP gibi partileri patron partileri olarak tasnif etmekte ve sınıfsal olarak karşıya almaktadır. EMEP ve ÖDP ile ilişkiler nispeten daha sıcak bir seyir izlemekte, kimi zaman merkezi düzeyde kimi zaman yerel düzeyde işbirliği yapılmakta, ancak temelde ayrımlar çizilmektedir. DTP ile ilişkiler ise sorunlu bir şekilde devam etmektedir. Her türlü etnik ayrımcılığı temelden reddeden TKP, siyasi anlayışını bütünüyle Kürt etnisitesi üzerine yerleştiren DTP ile bu noktada keskin bir ayrım içerisindedir. Türkiye Komünist Partisi kendisini, hangi etnik ve dinsel kökenden gelirse gelsin, tüm emekçi ve işçilerin ortak sınıfsal mücadelesinin öncü örgütü olarak tanımlamaktadır.


Uluslararası örgütlülük

Parti bu geleneksel çizgisi kapsamında uluslararası alanda komünist harekette bir saflaşma ve sadeleşme yaşanmasını savunmaktadır. Birçok uluslararası toplantı ve kongreye katılan parti geleneksel çizgide bulunan bölge komünist partilerinden Yunanistan ve Portekiz Komünist Partilerine çok yakındır. Ortadoğu, Kafkasya ve Balkanlardaki sol öznelerle de yakın ilişki sürdürülmekte, sosyalist Küba'nın iktidardaki Küba Komünist Partisi ile dayanışma sağlanmaktadır.Dünya komünist partileri arasında bilinen bir yere sahiptir.

Partinin bazı eylemleri

2000 yılında komünist şair Nazım Hikmet’in vatandaşlığı için yürütülen kampanyada 500 bin imza topladı.
2001 Halk Muhtıra Veriyor kampanyasıyla Türkiye'nin dört bir yanında imza kampanyası yürüttü.
2002 seçimleri öncesinde açıkladığı Komünist Kararname ile sosyalist iktidarın ilk gününde uygulamaya sokulacak on maddeyi açıkladı.
2003 yılında İşgale Karşı Komiteler isimli çalışma grupları ile Irak İşgali karşı politikalar üretmiştir.
2004 Haziran’ında Türkiye'nin NATO'ya üyeliğine karşı İstanbul’da yapılan İstanbul NATO’ya kapıları kapıyor mitingi yapmıştır.
2004 Kasım itibariyle TKP, emperyalist bir kuruluş olarak tanımladığı Avrupa Birliği'ne karşı "AB'ye geçit yok" çalışmasını örgütledi.
2005 Mart ayında Türkiye'nin her yerinde kurulan AB'ye karşı inisiyatfiler Yurtsever Cephe adı altında birleşti.
2007 1 mayıs-6 mayıs arasında İstanbul'dan Ankara'ya Deniz Gezmiş için bağımsızlık yürüyüşü düzenlediler.
2008 2 Mart'ta İstanbul Kadıköy Meydanı'nda AKP'yi İstemiyoruz adıyla,çağrıcısı olarak düzenledikleri mitingle AKP'yi net bir şekilde karşısına alan ilk mitingi Türkiye halkını temsilen 20 bini aşkın yurtseverle gerçekleştirdiler.[3]
2008 1 Mayıs'ta "Ayaklar Baş Olacak" sloganıyla giren TKP, Hükümetin tüm kışkırtma ve tehditlerine karşı örgütlü bir duruş gösterek 1 Mayıs'ı Taksim dolaylarında kutlamayı başarmıştır.[4]
2008 Kasım ayında "AKP'den büyük halk var. Siz getirdiniz, siz götüreceksiniz!" başlıklı AKP karşıtı kampanya başlattı. [5]
2009 İsrail'in Filistin'e yönelik başlattığı operasyonları protesto etmek amacıyla örgütünün bulunduğu hemen tüm illerde İnsanlık Nöbeti adı altında meydanlarda her gün belirli saatlerde ve Ankara'daki İsrail büyükelçiliği ile İstanbul'daki İsrail Başkonsolosluğu önünde 24 saatlik nöbetler başlattı.
2009 2 Mart'ta Kadıköy İskele Caddesi ve Kadıköy Meydanı'nda 2009 Yerel Seçimleri için Yurtsever Cephe örgütleriyle birlikte bir yürüyüş düzenledi.
2009 16 Nisan'da aldığı kararla 1 Mayıs'ı diğer sol örgütler, DİSK, KESK, TMMOB ve TTB'nin aksine Çağlayan'da kutlama kararı aldı.[6] 30 Nisan'da aldığı başka bir kararla 1 Mayıs'ı diğer örgütlerle birlikte Taksim'de kutlamaya karar verdi. [7]
2009 16 Haziranda Bodrum'da Amerikan bandıralı savaş gemisine karşı eylem yaptı.Gemiye ve şamandıralara TKP bayrakları asıldı.
2009 26 Temmuz'da Kadıköy Meydanı'nda Küba Sosyalist Devrimi'nin 50. yılını kutlamak için miting düzenledi.
2009 2 Ekim'de Ankara'da paralı eğitime karşı "Açıkla Başbakan eğitim cüzdana sığar mı?" başlığıyla bir eylem gerçekleştirdi. Türkiye tarihinde Başbakanlığa en yakın yerde yapılan mitingdir.
2009 8 Kasım'da ki "Ayrımcılığa Karşı Eşit Yurttaşlık" mitingine oldukça kalabalık bir şekilde katılmıştır.


Partinin kurduğu ve öncülüğünü yaptığı kurumlar







Emperyalizme Karşı Yurtsever Cephe
Nazım Hikmet Kültür Merkezi
Yurtsever Cephe İşçi Birliği
Jose Marti Küba Dostluk Derneği
Barış Derneği
Üniversite Konseyleri Derneği
Nazım Kitaplığı
Sol Meclis
İşgale Karşı Komiteler
soL Haber Portalı
soL Video Portalı

Partinin yayın organları


Komünist
Gelenek
Sol
Okul ve Ülke
Yurtsever
Solcu (gazete)

Daha önce yayınlanan yayın organları

Sınıf Tavrı
Sosyalist İktidar
İktidar
Siyaset
Düşünce ve Eylem

2007 Genel Seçimleri'nde TKP

22 Temmuz 2007 Genel Seçimleri'ne 85 bölgede Yurtsever Cephe listelerinden seçilen 550 adayla giren TKP'nin aday listelerinde 208 işçi-sendikacı, 45 mühendis-mimar, 21 avukat, 16 hekim, 23 yazar-gazeteci, 23 sanatçı bulunmaktadır. Yine bu adayların 210'u üniversite 155'i ise lise mezunudur. 154 kadın adayın 44’ü ise aday listelerinde ilk 2 sırada bulunmaktadır. Eşitlik ve özgürlük için mücadele eden Türkiye Komünist Partisi kamucu, aydınlanmacı, anti-emperyalist, sermaye karşıtı,işçi sınıfının çıkarlarını savunan sosyalist bir programla seçimlere girdi. Geçen seçime göre oylarını 5 kat artırarak, %0.21 oranında oy almayı başardı. Ardahan'da yüzde bir buçuk oranında oy alınarak şehirde on beş kat arttırılan oylar dikkat çekiciydi. Üç büyük şehirde fazla bir değişiklik yaşanmadı.

Toplumcu Anayasa

TKP'nin 2007'nin son aylarında AKP tarafından başlatılan "sivil" anayasa tartışmalarında; İşçiler, emekçiler, köylüler, aydınlar tarafından tartışılması, geliştirilmesi ve gerici, işbirlikçi, piyasacı, patron güdümlü anayasa girişimlerine karşı bir seçenek haline getirilmesi için hazırladığı anayasa taslağı.

Konferans ve Kongreler

2002 Konferansı:[9]
2004 Konferansı:[10]
2007 8. Kongre:[11]
2009 9. Kongre:[12]

Özgürlük ve Dayanışma Partisi - Türkiye'de siyasi partiler tarihi



Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP), 1996'da kuruldu. Partinin kurucu genel başkanı Ufuk Uras'dır. Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin dağılmasından sonra Dünya'da ve Türkiye'de meydana gelen siyasal değişimlerin etkisiyle bir reel sosyalizm eleştirisi ve özgürlükçü sosyalizm teziyle Türkiye siyasal yaşamındaki yerini korumaya devam etmektedir.Genel başkanlığı Hayri Kozanoğlu'na bırakan Ufuk Uras iki dönem sonra 11 Şubat 2007'de yapılan Parti 5. Olağan Kongresi ile tekrar genel başkanlığa seçildi. ÖDP kadrosunda, eski Devrimci Yol, Kurtuluş, İP, TKP, TSİP,CHP hareketinde de yer almış olan pek çok isim bulunmaktadır.[kaynak belirtilmeli] Ayrıca 2007 milletvekili seçimleri'inde Ufuk Uras bağımsız aday olarak dtp kontenjanından meclise girmiş ve ÖDP mecliste koltuk kazanmıştır. 22 Kasım 2007'de Avrupa Sol Partisi tam üyeliğine kabul edilmiştir.
Tarihçe
Değişik politik ve ideolojik geçmişlere sahip çeşitli sosyalist grupların biraraya gelmesiyle 21 Ocak 1996'da kurulmuştur. Kurucu genel başkanı Ufuk Uras'tır. Parti, 1999 Genel Seçiminde %0.80 oy alarak, 2002 Seçimlerinde ise %0.34 oy alarak TBMM dışı kaldı. 2004 yerel seçimlerinde ise, Hopa Belediye Başkanlığını kazandı. 2004 Yılında Hayri Kozanoğlu parti başkanlığına seçildi. 2007 yılındaki kongrede Ufuk Uras, yeniden genel başkan seçildi. 2007 Genel Seçimleri öncesinde Ufuk Uras parti başkanlığından istifa ederek bağımsız aday oldu. Seçim sonucunda, İstanbul 1. bölgeden milletvekili seçildi. 7 Ekim 2007 tarihinde yapılan olağanüstü kongrede ÖDP Genel Başkanlığına Ufuk Uras tekrar seçilmiştir.Ancak türkiyenin temel ve en önemli meselesi olan kürt sorunun da takınılan tavrın gruplaşmalara neden olması partiyi kurulduğundan beri bölünmelere götürmüştür.

1 Şubat 2009 seçimli olağanüstü kongrede başkanlığa Devrimci Dayanışma grubunu temsil eden Hayri Kozanoğlu seçilmiştir. Partideki umutsuzluktan dolayı Kozanoğlu, üç ay sonraki seçimli olağan kongrede başkanlığa aday olmayacağını açıklamıştır. Partiden Ufuk Uras'la birlikte yaşanan kitlesel istifalardan sonra hala bireysel olarak istifalar sürmektedir.






Parti Programı

ÖDP, özgürlükçü, özyönetimci, enternasyonalist, demokratik planlamacı, ekolojist, militarizm karşıtı ve feminist bir sosyalizm doğrultusunda, sermaye güçlerinin egemenliğini ve emperyalizmin tahakkümünü ortadan kaldırarak emek güçlerinin siyasi iktidarının kurulmasını amaçlar. Irkçılık ve milliyetçiliğe karşı birarada yaşam kültürünü savunur. Hem demokratik, hem sosyal hakların özgürce kullanılabileceği bir Türkiye‘yi kurmayı amaçlar. Özgürlük ve eşitlik mücadelesini bir arada yürütmektedir. Eğitimin, sağlık hizmetlerinin ücretsiz olmasını, sosyal güvenlik hakkı ve yurttaşlık gelirini, anadilde eğitimi, tarımın desteklenmesi ve geliştirilmesini, katılımcı yerel yönetimleri, kadınların, çocukların, engellilerin haklarını savunur. Bu nedenle IMF, Dünya Bankası, AB, ABD ve İsrail başta olmak üzere bir çok kapitalist&emperyalist kurum ve ülke yönetimlerine karşıdır.